09 01 2025

8 OCAK 2025 SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI

Sağlık sisteminin sıkıntıları hem biz çalışanlar için hem de hizmet alanlar için artık dayanılmaz hale gelmiştir.
Her gün yüzbinlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi sorunlarla boğuşuyoruz.
Tüm bu sorunların çözümü için görev alması gereken kamu otoritesini ise yanımızda değil her seferinde karşımızda buluyoruz.
Her Türk vatandaşının, her sağlık çalışanının ortak sorunundan bahsediyoruz. Bizler herkesin hızlı, kaliteli ve verimli bir sağlık hizmetine kavuşmasını, bu hizmeti verenlerin yeterli, kaliteli ve huzurlu koşullarda çalışmasını istiyoruz.
2025 yılının sağlık bakanlığı bütçesi bu ay TBMM Sağlık Komisyonunda kabul edildi. Bütçe miktar olarak bir artışı ama gerçek fiyatlara göre bir düşüşü ifade ediyor. Ama bu düşüş şehir hastanelerine ödenecek kira ve hizmet bedelleri için geçerli değil. Milyarlarca lira süslü binalara, sağlıkla ilgili olmayan taşeron hizmetlere harcanıyor.
Hastaneler yığınla insan dolu,  randevu almak bir dert, alsanız bile doktorla ancak 5 dakika görüşebiliyorsunuz.  
Bir ilaç yazdırmak için, basit bir rapor için bile hastaneye gitmek zorundasınız. Reçeteyi alsanız bile eczanede ne kadar fark çıkacağını bilemezsiniz. Birçok kişi çıkan farka parası yetmediği için ilaçlarını alamıyor. Hele emekliler, yaşları itibariyle en çok ilaca ihtiyaç duyan ve en çok mağdur olan insanlar.
Bu durumun çözümü Aile Hekimliği sisteminde.
Ama masa başında oturanlar her gün yeni bir düzenleme, her gün yeni bir kural ile sanki bir yap boz oyuncağı misali özlük haklarımızla, çalışma hayatımızla, kurumlarımızla, hastalarımızla oyun oynuyorlar.
Bizler sahada çalışanlar bu sorunların nasıl çözüleceğini biliyoruz. Ama yöneticilerin yapılan bütün önerilere kulakları tıkalı. Birliğimize, mesleğimize, seçtiklerimize karşı, saygısız bir kayıtsızlık içindeler.
En son marifetleri yürürlüğe koydukları yeni Aile Hekimliği Sözleşme Yönetmeliği.
•    Bu yönetmelik Aile hekimliğinde hasta-doktor ilişkisini paraya dönüştürmektedir.
•    Aile hekimlerinin antibiyotik, ağrı kesici, mide koruyucu gibi standart ilaçlarda bile doktorluk hakları ellerinden alınmaktadır
•    Maddi ve manevi olarak hakaret derecesinde koşullarla sözleşmeler dayatılarak iş güvenceleri ortadan kaldırılmıştır.
Eylemlerinin odağında Aile hekimleri için getirilen yeni düzenleme olabilir, fakat getirilen düzenlemenin felsefesi, getiriliş şekli nasıl bir anlayışla karşı karşıya olduğumuz net olarak göstermektedir.

Uzun yıllardır, çalışma şartlarımızın bilinçli ve programlı olarak kötüleştirilmesi meslek onurumuzu, toplum sağlığını ve hepimizin geleceğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.
Genç meslektaşlarımızın etik değerleri temel alan, donanımlı ve nitelikli bir eğitim alabilmelerinin engellenmesi ve düzeltilmemesi eğitim haklarının engellenmesidir.
Mobbing kabul edilemez!  Mantıksız ve yararsız işlerin zorlama tarzında kişilere yüklenmesinden vaz geçilmelidir.
Sağlıkta çeteleşmeye imkân vermeyecek, adil, şeffaf, toplumcu bir sağlık sistemi istiyoruz.
Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil, şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmasını, etkili şiddet yasası çıkartılmasını ve sağlık çalışanlarının can güvenliğinin sağlanmasını istiyoruz.
Hekimleri, diş hekimlerini ve hastaları mağdur eden, hekimlere karşı şiddet kaynağı olan, halkın sağlığını tehlikeye atan, hastalara yeterli tedavi yapma süresi sağlamayan 5 dakikada muayene dayatmasından vazgeçilmelidir.
        Hekim, ebe, hemşire ve tüm sağlık çalışanlarına performans ve ciro odaklı sistemin yerine, emekliliğe yansıyacak insanca ücret ödenmelidir.
Sağlık bakanlığı için hastalar sadece doktorun yüzünü görüp reçetesini alsın yeterlidir. Sistem aksıyormuş, hastalarla doktorlar arasında güven ilişkisi kurulamıyormuş, kaliteli sağlık hizmeti verilemiyormuş, kişilerin cebinden yaptığı sağlık harcamaları yükseliyormuş, şiddet artıyormuş umurunda değildir.
Ve son olarak şu arkamızda gördüğünüz koca hastane depremde hepimizin başına yıkılacaktır. Felaket göz göre göre geliyor.  Yöneticilerin gelen felaketi engelleyebilecek yeterli önlemleri alacak erkleri yok, çalışanlar ve hastalar, boyunlarını eğmiş kaderlerine razı seslerini çıkarmıyorlar. İki adım atıp kendi kaderine sahip çıkamayanlara kimsenin yardımı yeterli olmaz. Yapılacaklar belli herkesin istinasız her Denizli’linin bu felaketin bilincinde olmaya çağırıyoruz.
Taleplerimizin karşılanmasının sadece bizlerin çalışma ve yaşama koşullarımızı iyileştirmekle kalmayacağını, tüm toplumun nitelikli ve erişilebilir bir sağlık hizmetine kavuşacağının bilinmesini istiyoruz. Her kademede çalışan her meslekten hekim, diş hekimi, ebe, hemşire ve tüm sağlık çalışanlarını tüm toplumu bizlere katılmaya, sesimize ses vermeye davet ediyoruz.
Bu yüzden sağlık örgütleri merkez yönetimleri Ankara’da yapılan toplantıda 6-10 Ocak tarihleri arasında Aile Hekimliklerinde, 8 Ocak’ta da bütün devlet ve üniversite hastanelerinde iş bırakma kararı almıştır.
Denizli Sağlık Platformu olarak bu haftayı Sağlık Sistemi’nde yaşanan sorunları kamuoyu ile paylaşabilmek ve sorunların çözümlerini paylaşabilmek için fırsat olarak görüyoruz.
Burada bizleri yalnız bırakmayan herkese, sivil toplum temsilcilerimize ve …………teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum