Değerli Meslektaşlarım, Değerli çalışma arkadaşlarım, Sevgili Vatandaşlar, Sağlık arayanlar
Burada bizleri yalnız bırakmayan herkese, sivil toplum temsilcilerimize ve …………teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
Hem çözüm üretemiyor hem önerileri dinlemiyor hem de yaşananlara gözlerinizi kapatıyorsanız, lütfen yerinizi bu işi yapabilenlere bırakın.
Örgütlerimiz diyalog kurmaya, önerileri tartışmaya hazır
Biz sahada çalışanlar, sorunların nasıl çözülebileceğini biliyoruz
Sizin yetersizliğinizin sorumlusu biz değiliz.
Sağlık Bakanlığı Yöneticilerine sesleniyorum:
Bu kararları verenlerin dikkate aldıkları tek şey yapılanlara karşı gelen tepkinin miktarı. Bu çok aciz bir davranış. Düşündüklerini, konuyu bilen insanlarla tartışmaktan korkuyorlar.
Problemlerimizi bugün sizlere aktarmak için bu meydandayız. Çünkü Sağlık Bakanlığı’nda karşımızda muhatap bulamıyoruz. İnanın bizleri mesleğimizi yapmaktan bezdirdiler. Birçok meslektaşımızı ya mesleği bırakıyor ya da yurtdışında gelecek arıyor.
Ne zaman geleceği belli olmayan adaletsiz görevlendirmelerin tehdidi altındayız
Her gün insan haklarına aykırı bir iş yüküyle boğuşuyoruz
Emeklilik haklarımız bizi ölene kadar çalışmaya zorluyor
Depreme dayanıksız binaların içinde hastalarımızla birlikte ölümü bekliyoruz,
Parça parça her ay belirsiz bir gelire mahkûm ediliyoruz
Her gün şiddet tehdidi altında çalışıyoruz
Bizler
2-6 Aralık eylemlerinin odağında Aile hekimleri için getirilen yeni düzenleme olabilir, fakat getirilen düzenlemenin felsefesi, getiriliş şekli nasıl bir anlayışla karşı karşıya olduğumuz net olarak göstermektedir.
· Çalıştıkları ortamlar, binalar, gezici hizmet üniteleri acınacak haldedir.
· Üzerlerine düşen nüfus nedeniyle aşırı iş yükünün altında ezilmektedirler
· Kronik hastaların takiplerinde yazamadıkları birçok ilaç vardır, bu yüzden birçok kişi hastanelere gitmek zorunda kalmaktadır.
· Aile hekimlerinin özlük hakları, çalıştırdığı kişiler yönünden statüsü, emeklilik yönünden gelecekleri belirsizdir.
Halbuki
· Maddi ve manevi olarak hakaret derecesinde koşullarla sözleşmeler dayatılarak iş güvenceleri ortadan kaldırılmıştır.
· Aile hekimlerinin antibiyotik, ağrı kesici, mide koruyucu gibi standart ilaçlarda bile doktorluk hakları ellerinden alınmaktadır
· Aile Hekimliğinde de paralı hizmetlerin öncüsüdür.
· Bu yönetmelik Aile hekimliğinde hasta-doktor ilişkisini paraya dönüştürmektedir.
Bu yönetmelik alanda çalışanları temsil eden hiçbir kurumun görüşü dikkate alınmadan, yapılan uyarılara, önerilere rağmen uygulamaya konulmuştur.
En son marifetleri yürürlüğe koydukları yeni Aile Hekimliği Sözleşme Yönetmeliği.
Bizler sahada çalışanlar bu sorunların nasıl çözüleceğini biliyoruz. Ama yöneticilerin yapılan bütün önerilere kulakları tıkalı. Birliğimize, mesleğimize, seçtiklerimize karşı, saygısız bir kayıtsızlık içindeler.
Ama masa başında oturanlar her gün yeni bir düzenleme, her gün yeni bir kural ile sanki bir yap boz oyuncağı misali özlük haklarımızla, çalışma hayatımızla, kurumlarımızla, hastalarımızla oyun oynuyorlar.
Bu durumun çözümü Aile Hekimliği sisteminde.
Hastaneler yığınla insan dolu, randevu almak bir dert, alsanız bile doktorla ancak 5 dakika görüşebiliyorsunuz. Bu süre de ancak merhaba nasılsınız diyebilirsiniz. Bir ilaç yazdırmak için, basit bir rapor için bile hastaneye gitmek zorundasınız. Reçeteyi alsanız bile eczanede ne kadar fark çıkacağını bilemezsiniz. Birçok kişi çıkan farka parası yetmediği için ilaçlarını alamıyor. Hele emekliler, yaşları itibariyle en çok ilaca ihtiyaç duyan ve en çok mağdur olan insanlar.
Sağlık Bakanlığı’nın 1,5 milyona yakın çalışanı var. Onların yaşadıklarını ve çözüm önerilerini dinlediniz mi?
Siz sahada çalışan insanların yasal temsilcileriyle masaya oturup ortak amacımıza nasıl ulaşırız diye sordunuz mu?
Sağlık Bakanımızın bütçe görüşmelerinde söylediği süslü sözlerin sahada hiçbir anlamı yok. Kendi atadığı insanların görüşlerini almak için il il gezmesinin hiçbir anlamı olmadığını gibi.
2025 yılının sağlık bakanlığı bütçesi bu ay TBMM Sağlık Komisyonunda kabul edildi. Bütçe miktar olarak bir artışı ama gerçek fiyatlara göre bir düşüşü ifade ediyor. Ama bu düşüş şehir hastanelerine ödenecek kira ve hizmet bedelleri için geçerli değil. Milyarlarca lira süslü binalara, sağlıkla ilgili olmayan taşeron hizmetlere harcanıyor.
Her Türk vatandaşının, her sağlık çalışanının ortak sorunundan bahsediyoruz. Amacımız da ortak, herkesin hızlı, kaliteli ve verimli bir sağlık hizmetine kavuşmasını, bu hizmeti verenlerin yeterli, kaliteli ve huzurlu koşullarda çalışmasını istiyoruz. Bunlar birbiriyle çelişen değil birbirini tamamlayan istekler.
Sağlık sistemini konuşurken, senin sorunun, benim sorunum yok.
Sağlık sisteminin sıkıntıları hem biz çalışanlar için hem de hizmet alanlar için artık dayanılmaz hale gelmiştir.
Sayın… Değerli Meslektaşlarım, Değerli çalışma arkadaşlarım, Sevgili Vatandaşlar, Sağlık arayanlar