Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi mezuniyet töreni 26 Haziran Cuma günü Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı.
Törende Denizli Tabip Odası Başkanımızın yaptığı konuşma:
Sayın rektörüm, sayın protokol üyeleri, değerli öğretim üyesi arkadaşlarım, değerli meslektaşlarım, değerli öğrenciler, değerli misafirler, değerli basın mensupları ve hekimlik mesleğine adım atan yeni mezun değerli hekim arkadaşlarım,
sizleri Denizli Tabip Odası adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Meslektaşlarım,
tıp eğitiminiz boyunca sizlerle birçok kez derslerde bir araya geldik. Ancak benim için en değerli ve önemli ders bugün size anlatacaklarımdır. Bu nedenle beni lütfen dikkatle dinleyiniz.
19 yıllık çok uzun ve yorucu bir eğitimi tamamlayarak hekim unvanını kazandınız.
Kazandığınız bu başarıda en büyük pay sizin. Kendinizle ne kadar övünseniz azdır.
Ancak bu başarınızda diğer pay sahiplerini de asla unutmayın.
En başta anneniz, babanız, kardeşlerinizin bu başarınızda büyük payları var. Ailenizin sizin için yaptıkları fedakârlıkları asla unutmayın. Sadece kendi ailenize değil tüm meslektaşlarınızın ailelerine saygıda kusur etmeyin onları da kendi aileniz bilin.
İkinci olarak bugün mezun olduğunuz bu güzel üniversite, temelleri akıl ve bilimle atılan ve Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti sayesindedir. Bu nedenle Cumhuriyetimizin ve Türk halkının çıkarına olmayan hiçbir uygulamaya sahip çıkmayın, onaylamayın. Bütün gücünüzle karşı çıkın.
Mesleğe başladığınız yerde ilk iş olarak Tabip Odasına üye olun. Çünkü 2003 yılından beri sağlıkta dönüşüm programının açtığı sorunlar, ancak güçlü bir meslek örgütlenmesi ile çözülebilir. Kendi kaderinizi asla başkalarının eline teslim etmeyin. Halk sağlığı için, özlük haklarınız için, sağlıkta şiddet için mücadele edin. Sağlığın şu anda getirildiği durumdan sizler sorumlu değilsiniz. Ancak unutmayın ki bundan sonra olumsuzluklarla mücadele etmezseniz sizler de bu durumdan sorumlu olacaksınız. Hekimler şahsi sorumluluklarının farkına varmadıkça, örgütlenmedikçe sağlık sisteminin düzelmesi mümkün değildir.
Size itiraz etmeyin, düşünmeyin, fikir üretmeyin diyecekler. Biz sizin için düşünür, sizin için en iyisini yaparız diyecekler. Bu ülkenin en zeki, en iyi eğitim almış kişilerini 10 metrekare bir alana koyarak günde yüzlerce hastaya bakmanızı isteyecekler, iyi hekimlik yapmanızı performans baskısı, ciro baskısı, malpraktis baskısı ile engelleyecekler. İş yükünüzü arttırırken, haksız nöbetler koyarken bunlar paragöz, doktor efendi dönemi bitti, ben doktora iğne yaptırmam söylemleriyle itibarınızı zedeleyecekler, şiddete uğramanıza seyirci kalacaklar. Mesleğinizi sadece para için yapmadığınızı bildikleri için sizi sömürecekler. En mantıklı eleştirilerinizi dahi bunlar gezi kafası diyerek karaladıklarını zannedecekler. Peki soruyorum sizlere, biz gezi kafalı isek, bir dönemde 300 öğrencinin bir sınıfa tıkılması neyin kafası?
Ancak ülkemizde ben yaptım oldu dönemi artık bitmiştir. Umuyorum ki bundan sonra sağlık alanında yapılacak tüm uygulamalar akıl ve bilim ışığında biz hekimlerin görüşü de alınarak hayata geçirilir. Görüşümüz alınmaz ise de bizler hak mücadelemize kaldığımız yerden devam ederiz. Çünkü hekimler her zaman tüm mücadelelerde ön saflarda yer almışlardır. Tarihe baktığınızda, İstanbul işgal edildiğinde emperyalizme karşı duran hekimleri görürsünüz. Atatürk Samsun’a ilerlerken Bandırma vapurunda hekimleri görürsünüz. Ve Gezi parkında yaralıları tedavi etmek için çırpınan hekimleri görürsünüz. Şimdi de sizlerin aramıza katılmasıyla iyi toplum, iyi hekimlik mücadelemiz daha da güçlenmiş olacaktır. Unutmayın siz nasıl olursanız, ülkeniz de öyle olacaktır.
Değerli hekim arkadaşlarım, sözlerimi Nazım Hikmet’le tamamlamak istiyorum:
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Yani o derecede, öylesine ki,
Mesela kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
İnsanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yolunuz ve bahtınız açık olsun arkadaşlarım.
Sevgi ve saygılarımla…
Prof. Dr. Gökhan ÖNEM