Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği Hakkında Ortak Basın Açıklaması Video Linki:
https://www.youtube.com/watch?v=UWDUS1feQE0
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği Hakkında Ortak Basın Açıklaması
Saygıdeğer katılımcılar ve Basın
Mensupları
Salgında veya görevi başında yaşamını yitiren tüm sağlık
çalışanlarımızı saygı ve minnetle
anıyoruz.
Bugün Denizli Tabip Odası'nda
30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de aile hekimi ve aile sağlığı
çalışanlarının koşulları göz önüne alınmadan ve düşünceleri sorulmadan
hazırlanan ‘’Aile Hekimliği Sözleşme ve
Ödeme Yönetmeliği'‘hakkında ortak basın açıklamamızı yapmak üzere bulunmaktayız.
Bildiğiniz üzere Sağlık
Bakanlığının 2005 yılında Düzce ilinde 2006 aralık ayında Denizli ilimizde
pilot uygulama ile hayata geçirdiği aile hekimliği uygulaması, zamanla ve kademeli geçişle 2011 yılından itibaren tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde yürürlüğe konulmuştur.
2005 yılından bugüne kadar bebek, çocuk, gebe,15-49 yaş kadın izlemleri, bebeklik çağı ve erişkin
aşılamaları, okul taramaları ve aşılamaları, kanser taramaları, kronik hastalık
izlemleri gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin yanı sıra yoğun poliklinik
hizmetleri aile hekimliği çalışanlarının özverili çalışmaları ile
yürütülmüştür.
Aile Hekimlerinin verdiği
poliklinik hizmetleri sadece hasta muayenesi ile sınırlı değildir. Aile
hekimleri ayrıca tek hekim sağlık raporlarının da getirdiği ağır mesleki ve hukuki sorumluluklar ile de aşırı çalışma
yükünün altında olup, hasta –hekim ilişkisini zora sokan ruhsal baskılara hatta
şiddete maruz kalan ortamlarda çalışmaktadırlar.
Bölgenin demografik özellikleri
,fiziki mekan yetersizlikleri ,entegre birimler, gezici sağlık hizmetlerinin
kendine has olumsuz koşulları gibi sağlık hizmetleri de aile hekimliği
çalışanlarını zora koşmaktadır.
Aile sağlığı merkezlerinin
özellikle covid-19 pandemisi ile iyice su yüzüne çıkan fiziki mekan ve
sağlık personeli yetersizlikleri ‘’iyi
hekimlik uygulamalarını’’ sekteye uğratmaya devam etmektedir.
Yıllardır yenilenemeyen aile
sağlığı merkezleri günümüzde ki hizmetlere cevap veremez duruma gelmiştir.
Uygunsuz çalışma koşulları ve
ücret düşüklüğü nedeni ile aile sağlığı
çalışanı veya aile hekimi olmayan merkezlerin sayısı giderek artmaktadır.
Yetersiz aile sağlığı çalışanı ve düşük gelir getirisi ve yüksek yatırım
maliyetleri açısından, açılan sıfır nüfuslu birimler aile hekimliğinde büyüyen
sorun olarak durmaktadır.
Ceza evlerinde görevli aile hekimlerinin gider
ödeneklerinin %80 kesilmesi nedeniyle buralardaki birimlerin boşalması
kaçınılmazdır.
Covid-19 salgınında hemen tüm
sağlık problemi için hastanelere ulaşamayan halkın muayene ilk başvuru yeri aile hekimlikleri
olmuştur.
Toplum sağlığı merkezlerinin yapması gereken
okul aşıları aile hekimlerinin
sorumluluğuna bırakılmıştır.
Hergün yayınlanan sayılardan Covid-19
aşılarının büyük oranda yapıldığı yerlerin aile sağlığı merkezleri olduğu anlaşılmaktadır
Sağlık çalışanları ruhsal ve fiziki tükenmişlikleri ile devam eden salgında görmezden gelinmiştir. Covid-19 nedeni ile kaybettiğimiz yüzlerce sağlık çalışanının
ölüm sebebi meslek hastalığı olarak
kabul edilmemiştir. Sağlık bakanlığı tarafından
reklam unsuru olarak kullanılan, alkışlanan emeğimiz hiçbir açıdan karşılığını
bulmamış, verilen sözler havada kalmıştır.
Bugün gelinen noktada başlangıçta
sağlık çalışanları için maddi kazanç
getirisi ile cazip halde sunulan aile
hekimliği sistemi yıllar içerisinde hak
edişlerde %70 ‘lere ulaşan kayıplarla sistem dışına çıkışın hızlandığı bir
sisteme dönüştürülmüştür.
30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı
Resmi Gazete’de ‘’Aile Hekimliği
Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ‘’yayımlanmıştır.
Bir kez daha türlü hesaplamalar ,çarpan
,bölen, katsayılar ile kafa karıştıran,aile hekimliği çalışanlarının
faydasınaymış gibi reklamı yapılan bu
sözleşme aile sağlığı çalışanlarının
omuzlarındaki yükü taşıyamayacakları
noktaya getirmiştir.
-Bu yönetmelik aile hekimliği
çalışanları için bir CEZA YÖNETMELİĞİDİR!
-Aile hekimi ve aile sağlığı
çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırmakta,il sağlık müdürlerinin
insafına bırakmaktadır. Yönetmelikte yer alan sözleşme fesih şartlarını kabul
etmemiz mümkün değildir.
-Anayasamızın ve ülkemizin kabul
ettiği uluslararası hukuki düzenlemeler gözardı edilerek sağlık çalışanlarının ifade ve görüş açıklama
haklarının elinden alan bu sözleşmeye ses çıkarmamamız beklenemez.
-Aile hekiminin ve aile sağlığı
çalışanının bilimsel irade ve bilgisinin ışığı ile toplum sağlığını önceleyerek
takip ettiği danışanları ile arasına giren bu sözleşmeyi mantık dışı buluyoruz.
Bu günün koşullarında sözleşmede dayatılan ve uygulanması mümkün olmayan sağlık hizmetlerinin tek taraflı
sorumluluğunu aile hekimi ve aile
sağlığı çalışanına yıkan anlayışı kabul etmemiz beklenemez.
-Şablon bir şekilde sadece aile
hekimliği çalışanlarına sorumluluk yükleyen
kronik hasta ve kanser tarama izlemlerinin dayatılması kabul edilemez.
Vatandaşa hiçbir yasal sorumluluk yüklemeden %90 ‘ın üzerinde aylık izlem
kotası yükleyen anlayışı kınıyoruz.
-Hastalık yoktur hasta vardır
söylemimizi bozan sözleşme metni hekimlik etiğimize aykırıdır.
-Taşınmayacak haldeki iş yükü
sebebiyle kadın,bebek,çocuk gibi izlemlerin niteliğini düşürerek toplum
sağlığını tehdit eden sözleşme koşulları uygulanamaz.
-Aynı nedenle aile sağlığı
çalışanlarının iş barışının bozulma tehdidi ile karşı karşıyayız.
-Sağlıkta şiddetin yanlış sağlık politikaları ile
tırmandırıldığı, sağlık çalışanı ölümlerinin bitmek bilmediği ülkemizde ,uygulanması gerçekçi olmayan
kronik hasta izlemleri nedeni ile aile sağlığı çalışanlarının fiziki ve ruhsal
şiddet riskini artıracak ve birçok malpraktis davalarıyla karşı karşıya
kalınacaktır.
-Artan iş yükünün altında kalan
aile sağlığı çalışanlarının tükenmişliğini
katlanarak artıracak bu sözleşmeye hayır diyoruz
-İzin ve hastalık dönemlerinde
ücret kesintisi istemiyoruz.
-İş sözleşmemizin il sağlık
müdürlüklerinin insafına bırakılması iş güvencemizi tehlikeye atmaktadır.
NE İSTİYORUZ:
-SÖZLEŞME DÖNEMLERİNDE AİLE
HEKİMİ VE AİLE SAĞLIĞI ÇALIŞANLARININ SÖZ SAHİBİ OLMASINI İSTİYORUZ!
-İŞ GÜVENCESİ İSTİYORUZ!
-AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNE
YETERLİ İSTİHDAM YARATILMASINI İSTİYORUZ!
-KAMU DIŞI SAĞLIK ÇALIŞANLARININ
KADROYA ALINMASINI İSTİYORUZ!
-SAĞLIKLI İŞ ORTAMLARI İSTİYORUZ!
-AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNİN KİRA
ÜCRETLERİNİN BAKANLIK TARAFINDAN KARŞILANMASINI İSTİYORUZ!
-DEPREM,SEL GİBİ DOĞAL AFET VE PANDEMİLERDE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EMEĞİNE SAHİP ÇIKILMASINI İSTİYORUZ!
- SAĞLIK HİZMETİNİN NİTELİĞİNİ
BOZMAYACAK NÜFUSLARLA ,ÜCRET KESİNTİSİ ,PERFORMANS KAYGISI OLMADAN SAĞLIK HİZMETİ VERMEK İSTİYORUZ
-SORUNLARIMIZI VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİMİZİ İŞİTECEK SAĞLIK BAKANLIĞI İSTİYORUZ!
-HEM TOPLUM SAĞLIĞINI HEM SAĞLIK
ÇALIŞANINI GÖZETEN SAĞLIK POLİTİKALARININ
GELİŞTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ!
-ÇIKARILAN AİLE HEKİMLİĞİ ÜCRET
YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMASININ HEMEN DURUDURLMASINI,YÖNETMELİĞİN GERİ ÇEKİLEREK
STK LARLA ORTAK ÇALIŞMA İLE AİLE HEKİMLİĞİNİ GELİŞTİRECEK BİR YENİ YÖNETMELİK
İSTİYORUZ.
-AİLE HEKİMLİĞİ ÇALIŞANLARININ
HAK EDİŞLERİNDEN %10 KESİNTİ DEĞİL HAK EDİŞLERİMİZE %50 İYİLEŞTİRME BEKLİYORUZ.
- Aile hekimlerinin artan cari
giderlerini karşılayacak oranda gider ödeneği talep ediyor,cari gider
ödeneklerinin %50 arttırılmasını talep ediyoruz.
-Covıd Salgınında canla başla
çalışan tüm sağlık çalışanları gibi aile hekimliği çalışanlarına da 15 aydır
verilmeyen şartsız ek ödeme hakkının verilmesini istiyoruz.
-Aile hekimliği çalışanları
olarak MHRS çalışma planlarımıza müdahaleleri kabul etmiyoruz,
-Dünya standartlarındaki
1000-1500 arası ortalama nüfuslarla etkin,verimli,hasta ve çalışan
memnuniyetini ortak esas alan ,hizmet alanında da yasal sorumlulukların
yüklendiği bir aile hekimliği sisteminin inşası için gerekli uygulanabilir aile
hekimliği mevzuatı istiyoruz.
DENİZLİ TABİP ODASI
AİLE HEKİMLERİ DERNEKLERİ
FEDERASYONU ( AHEF)
DENİZLİ AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ
(DAHED)
AİLE HEKİMLİĞİ ÇALIŞANLARI SENDİKASI (AHESEN)
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET
EMEKÇİLERİ SENDİKASI(SES)
TÜRKİYE SAĞLIK VE SOSYAL
HİZMETLERİ KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKASI(TÜRK SAĞLIK-SEN)