Türk Tabipleri Birliği
Olarak Hekim Maaşlarında 7200 Ek Gösterge ve Yükseltilmiş Özel Hizmet Tazminatı
Oranı İstiyoruz.
Türk
Tabipleri Birliği (TTB) olarak emeğimizin görünmesini, hakkımızın ödenmesini
İSTİYOR, “EK ÖDEME DEĞİL TEK ÖDEME” diyoruz.
Toplum
sağlığına yönelik politikaların başarısı sağlık emekçilerinin sağlığının, özlük
ve ekonomik haklarının geliştirilmesiyle gerçekleşebilir. Hekimlik yapabilmek;
çalışma koşullarının yeterliğine, hukuki-insancıl çalışma sürelerine, mesleki
bağımsızlığa, bilimsel desteğe, şiddetten uzak bir ortama bağlıdır. Ancak
çalışma koşulları ve sağlık sistemi bozukluklarının yanı sıra hekimler için
giderek büyüyen bir sorun daha var: “Geçinememek.”
Sağlıkta
dönüşüm nedeniyle iş yükü artan hekim ve tüm sağlık çalışanları, Mart 2020’den
itibaren COVID-19 salgınında daha da artmış bir iş yükü ile karşı karşıya
kalmıştır. Daha fazla hastalanmış, daha fazla ölmüş, özveriyle, tüm deneyim ve
bilimselliklerini ortaya koyarak; aile sağlığı merkezleri, aciller, pandemi
poliklinik/klinik/yoğun bakımlarında, filyasyonda ve aşılamada var gücüyle
çalışmaya devam etmiştir. “Hakkınız ödenmez” denmiş ve gerçekten ödenmemiş,
emeklerinin karşılığında alkıştan öteye gidilmemiştir. Adaletsiz ve çoğunlukla
ödenmeyen ek ödeme yalanları ile süreç geçiştirilmiştir. Ek ödeme adaletsizliği
çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramadığı gibi, ödemeler ne düzgün
dağıtılabilmiş, ne de adil olmuştur. Ek ödeme adı altında verilen, geleceğimize
hiçbir yansıması olmayan ücretlendirme modeli emek sömürüsünden başka bir şey
değildir.
Son
dönemde bu ülkede çarşıda, pazarda, mutfakta artan bir enflasyon varken, her
gün yeni zam haberleri ile hayat pahalılığı halkın gündemini işgal etmişken her
yerden “GEÇİNEMİYORUZ” sesleri yükselmektedir. Elbette hekimler ve sağlık
emekçileri de bu yoksullaşmadan etkilenmekte, insanca yaşayacak ücreti
alamamaktadır. Temmuz 2021 TÜRK-İŞ araştırmasının sonucuna göre; aylık gelirde
yoksulluk sınırı 9.500 TL’dir. 2021 Temmuz ayı enflasyonu %18,95 olmasına
rağmen bu yıl kamu görevlileri ile memur emeklilerinin aylık ücretlerinde
verilen zam oranı %8,45 düzeyinde kalmıştır. Bağımsız araştırmacılar ve
tüketici derneklerinin alternatif enflasyon hesaplarına göre, halkın hissettiği
"gerçek enflasyon" yüzde %45’tir. Sabit ek ödeme hariç; mesleğe yeni
başlayan pratisyen hekim maaşı yaklaşık 4.900 TL; 30 yıllık uzman hekim maaşı
5.800 TL’dir. Hekim emekli maaşında 2018’de yapılan değişiklikle kısmi bir
iyileştirme yapılmış olsa da, emekli olup çalışılırsa bu ödeme kesilmektedir.
Üstelik bu düzenlemeye BAĞ-KUR ve SSK emeklisi hekimler dâhil edilmemiş, yeni
bir eşitsizlik ve hak kaybı yaratılmıştır. Emekli hekimlerin %30’unu oluşturan
BAĞ-KUR ve SSK emeklisi hekimlerin aylığı 2.300- 4.000 TL arasında olup,
ücretler maalesef açlık sınırının da altında kalmıştır.
Hekimler
salgının iyice ağırlaştırdığı çalışma koşulları, aşındırılan özlük hakları,
emek karşılıksız çalışma ve hâlâ devam eden sağlıkta şiddet nedeniyle istifa ve
göç etmekte, emekli olmayı seçmektedir. Son 20 ayda Sağlık Bakanlığı bünyesinde
çalışmaktayken istifa eden hekim sayısı dokuz bin kişiyi bulmaktadır, buna
henüz asistan olduğu halde istifa edenler de dâhildir. Önceki dönemle
karşılaştırınca %20’lik bir artış söz konusudur. Yine son 20 ayda üç bin hekim
emekli olmuştur. Önceki döneme göre artış %40’ı bulmaktadır. Bu
meslektaşlarımızın özel sağlık kuruluşlarında çalışmaya devam etmek durumunda
olduğu aşikardır.
Yoğun
emek gerektiren meslek grubu olarak biz hekimler, emeğimizin karşılığı insanca
yaşayacak ve emekliliğe yansıyacak güvenceli gelir alamamaktayız. Bu nedenle;
Türk Tabipleri Birliği olarak derhal;
Hekimlerin
maaş ve emekli aylığına etki edecek 7200 Ek Göstergenin uygulanması ve Özel
Hizmet Tazminat oranlarının yükseltilmesiyle maaşlarda en az %150 oranında
artış talep ediyoruz.
Tüm sağlık çalışanları maaşında da 3600 ek
gösterge uygulanması talebimizi tekrarlıyoruz.
Öneri
1: Devlet memuru hekimler için ek göstergeler; 10 yıl ve üstü, 1. derece doçent
eğitim görevlisi için 7200; uzman için 6400; 8. derece pratisyen için 1600
olarak değiştirilmelidir. Yüksek Öğretim Personeli 4 yıl ve üstü profesör
doktor için 7200, doçent için 6800 olmalıdır.
Öneri
2: Devlet memuru hekimler için özel hizmet tazminat oranları; doçent eğitim
görevlisi için %700; uzman için %550; 8. derece pratisyen için %360 olarak
değiştirilmelidir. Yüksek Öğretim Personeli profesör doktor için %700, doçent
için %625 olmalıdır.
Önerilen
değişikliklerle hekimlerin çalışırken maaşı 18 000TL’den, emeklilikte 10 000 TL
den daha az olmamalıdır.
İçinde
bulunduğumuz Kasım Ayı boyunca “Emek Bizim Söz Bizim” diyerek başlattığımız
eylem sürecinde hekim maaşlarının yeterli düzeye yükseltilmesi amacıyla
taleplerimizi bir kez daha duyurmak için buradayız. Ve elbette sonuç almak için
mücadelemiz tüm tabip odası yöneticileriyle, meslektaşlarımızla, sağlık emek
meslek örgütleriyle birlikte artarak devam edecektir. Haklarımızı alana kadar
mücadeleye devam diyor, 23 Kasım Salı günü İstanbul’dan “BEYAZ YÜRÜYÜŞ”ü
başlatıyoruz. 27 Kasım Cumartesi günü Ankara’da yapacağımız “BEYAZ FORUM”da da
mücadele hattımızı birlikte tartışacağımızı bir kere daha duyuruyoruz.
TÜRK
TABİPLERİ BİRLİĞİ ADINA
DENİZLİ TABİP
ODASI YÖNETİM KURULU